Elektrikli araç sayısı arttıkça kimin kasasına daha fazla para girecek? Ben bu sektöre bakarken önce bunu soruyorum.

Çünkü daha fazla elektrikli otomobil satılması, bu alandaki her şirketin yatırımcısına para kazandıracağı anlamına gelmiyor.

Büyüme herkese kâr yazdırmıyor

Dönüşümün büyüklüğü ortada. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre 2025 yılında dünyada 20 milyondan fazla elektrikli otomobil satıldı. Şarj edilebilir hibritler dahil, satılan her dört yeni otomobilden yaklaşık biri bu gruptaydı. Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı

Ama yatırımcı olarak benim için satış adedi kadar, o satıştan ne kadar para kazanıldığı da önemli.

Bir şirket daha fazla araç satabilir. Fakat fiyat kırarak satıyorsa, maliyetlerini düşüremiyorsa ve yatırımlarını borçla finanse ediyorsa, büyüme aynı ölçüde kâra yansımayabilir.

Nitekim Uluslararası Enerji Ajansı, Çin'deki yoğun rekabetin otomobil üreticilerinin kâr marjlarını sıkıştırdığını belirtiyor. Batarya üreticilerinin bir kısmında da benzer bir baskı var. Yani büyüyen pazarın içinde olmak tek başına yeterli değil. Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı

Altyapı tarafı

Benim ilgilendiğim diğer taraf, bu araçların ihtiyaç duyduğu altyapı.

Batarya, şarj ekipmanları, elektrik dağıtımı ve yazılım.

Elektrikli araçlar yaygınlaştıkça şarj ihtiyacı da büyüyor. Özellikle hızlı şarjın yayılması, bazı bölgelerde elektrik şebekesinin kapasitesini zorlayabiliyor. Bu da altyapı yatırımlarını önemli hale getiriyor. Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı

Bence yatırım fırsatı ararken bu alanları da incelemek gerekiyor. Ancak burada da şirketin adının elektrikli araçlarla anılması yetmez.

Mesela bir şirket şarj istasyonu kuruyor olabilir. Ben önce o istasyonların ne kadar kullanıldığına, kurulum maliyetinin ne zaman geri kazanılacağına ve bu işin şirketin toplam gelirinde ne kadar yer tuttuğuna bakarım.

BIST'te nasıl bakarım?

Aynı yaklaşım Borsa İstanbul'daki şirketler için de geçerli.

Elektrikli araç yatırımı açıklayan bir şirkette ilk sorum şu olur: Bu yatırım bilançoya ne zaman, ne büyüklükte katkı sağlayacak?

Ardından satışlara, faaliyet kârına, borçluluğa ve nakit akışına bakarım. Satış büyürken şirketin kasası boşalıyorsa, nedenini anlamadan karar vermem.

Bir de ödediğimiz fiyat var. Şirket doğru işi yapıyor olabilir. Ama beklenen büyüme hisse fiyatına zaten fazlasıyla yansımışsa, iyi şirketten pahalı bir yatırım yapmış olabiliriz.

Elektrikli araçların geleceğine olumlu bakıyorum. Benim yatırım ölçütüm ise bu dönüşümden sürdürülebilir para kazanabilmek.

Bu yüzden yalnızca otomobili üreten şirketleri takip etmiyorum. O otomobilin çalışmasını sağlayan şirketleri de inceliyorum.

Aradığım şey belli: Büyüyen talebi kâra ve nakde çevirebilen, bunu yaparken borcunu yönetebilen ve makul fiyatla alınabilen bir şirket.